HIV Pozitif Hayatın Günlüğü

Archive for 24 Mart 2011

Sıradaki?

10 Ocak 2006

Önce barkot sırasına gireceğim, barkodu aldıktan sonra doktorun kapısında bekleyeceğim… Evet, bu kadar basit…

Sıra numaram yandığında içeri gireceğim ve gerisi gelecek… 

Kapının hemen üstünde LCD Ekranda sıra numarası ve yanında isimler yazıyor, 12’den 20’ye kadar.

Sadece 9 kişinin ismi var…

9 kişi sadece, 9 kişi sonra sıra bana  gelecek… 

Sonra sırası gelen içeri giriyor ve ismin içinde kırmızı kırmızı harflerle “İÇERDE” yazıyor…

Gayri ihtiyari ”İÇERDE” olmak için bekleyenlerin hepsinin yüzüne bir bir bakıyorum…

Kimin elinde minik bir kağıt, kiminin elinde kocaman içerisi bir çok dosya kağıdıyla dolmuş büyük dosyalar. Acaba hepsi benim gibi mi onun için mi buradalar?

Sormak istiyorum ama nasıl nerden ve ne şekilde sorulur bilmiyorum…

Hepsinin isimleri yazıyor…

Okuduğum her isim beni bir yerlere götürüyor…

Yavuz: ilkokul sıralarında ki arkadaşım,

Sinem: drama kursunda ki arkadaşım,

Suat: lise zamanlarında ki okulun en popüler çocuğu…

Her isimde hayatımın bir kesitinde düşünürken buluyorum kendimi…

Benim ismim hala yok ekranda.  

Geçmişi hatırmalama, geleceği düşünme arasında gidip geliyorum…

Benim numaram 38 yani 18 kişinin ismini daha göreceğim, 18 kişi daha bekleyeceğim…

İçeri giren en erken 5 dakika…

En geç 10 dakika Sonra ellerinde kağıtlar ile hızlı hızlı koşuşturmaca halinde çıkıyorlar doktorun odasından. 

10 dakika  x 18 kişi =  180 dakika yani 3 saat!!!

İş yerine gecikeceğim demem lazım.

Offffff…. Sıkılıyorum yine…

2,5 Saat sonra nihayet ismimi ekranda ve nihayet gireceğim odaya…

Sıradaki giriyor odaya,

Sonra sıradaki,

Sonra yine sıradaki,

Sıradaki….

Geçen sefer gördüğüm doktordan farklı bir doktor vardı karşımda. Sarı saçlı hafif balıketli…

Elinde kaşesi birkaç evrak imzalamak ile meşgul olan doktorun yüzüme bile bakmadan “Evet sizin şikâyetiniz nedir?” sorusuna cevap verirken sesim nasıl çıktı ve nasıl bir tonlama ile söylediysem, birden elinde ki kâğıtları, kaşeyi  bırakıp eliyle gözlüklerini burnunun anlına en yakın kısmına iterek ayağa kalktı…

Sonra sonra anlayacaktım ne ses tonum ne konuşma tarzımdan değil yaşadığım sağlık durumunu söylediğimden bu hallere girdiğini.

“Barkodu masaya bırakın” dedi hızlıca arkasında ki dolaptan bir dosya çıkardı, içinden çıkan beyaz bir doysa kâğıdına ismimi yazdı ve sormaya başladı…

“Kaç Yaşındasın?”

“Sigara kullanıyor musun?”

“Alkol var mı?”

“Neden HIV testi yaptırmak istedin?”

“Para Karşılığı yabancı kadınlarla yattın mı?”

“Homoseksüel ilişkin oldu  mu?”

Gerekli ve gereksiz olan ne kadar soru varsa bunları sıraladı ve elindeki dosya kâğıdını doldurduğu sorularla beraber kapaklı bir dosyaya koyup dolaba tekrar kapattı.

Düşünebiliyor musunuz neler hissettim…

Benim ne hissettiğim kimin umurundaydı?

Ateş düştüğü yeri yakıyordu.

Her soruda suçlayıcı bir ses tonu, sorgulayıcı bir üstten bakma, bunların yanında kurduğu ilk göz teması dışında tekrar yüzüme bakmaz tavrıyla, yaşadığım 25 senelik hayatımı sanki bir dosya kâğıdına sıkıştırmanın başarısıyla kendinden emin konuşmaya başladı:

“Bu bilgileri daha evvel almamışız sizden, dosyanızda olması lazım onun için doldurdum” dedi gergin gergin. İsmini söyledi. Bundan sonra benimle kendisinin ilgileneceğini açıkladı aynı soğuklukla… İlgi, ilgilenmek bu eylemlerinin bendeki karşılığı bu değildi ama çok çok sonra öğrenecektim bu doktor için ben ve benim gibi HIV ile yaşayanların herhangi bir rakam, değer ve sonuçtan ibaret olduğunu.”

“CD4’ler iyi,RNA da fena değil. Şimdilik dikkat et sigara alkol kullanma 3 ay sonra yine gel bu arada bir dernek var orda senin gibilerle konuşabilir tanışabilirsin ama bende yok numarası Pozitif Yaşamak mı Yaşam mı öyle bir dernek oraya git vakit bulursan ” dedi ve sonraki hasta için butona bastı, başka birisinin kırmızı “İÇERDE” yazısı isminin yanında yandı ve ben “İÇERDE” olmaktan içerlemiş olarak direk kaçtım odadan.”

CD4 Nedir? RNA dediği şey ne?

Neden CD4’ler iyide RNA fena değil?

İkisinin de iyi olması gerekmez mi? 3  ay sonra gel. Tamam, geleyim de 3 ay ne yapacağım?

Bu sorulara cevap alamadıktan sonra ne diye geldim ki buraya ya da bir daha neden gelmeliyim anlamadım…

Şu bahsettiği dernek nedir ne değildir bir bakayım bari diyerek ilk taksiye atladım işe daha fazla geç kalmamak için.

Sıradaki…

Sıradaki…

Sıradaki?

Kıvanç Er