HIV Pozitif Hayatın Günlüğü

Archive for 10 Haziran 2011

İlişkide HIV değil iletişim önemli…

“HIV pozitif olduğum için “beni kimse istemez” diye hiçbir zaman endişem olmadı. ‘Bu nedenle yanımda olmayacaksa zaten hiç olmasın’ diye düşünürdüm.”

Mert bir gün yine zarla zorla buluşmayı kabul etmiş, sözleşmiştik. Son anda sadece tek bir mesaj yazıp, benimle buluşmaya gelmek istemediğini söyledi.

Çok sinirlendim. Bu sabrımı taşıran son damla olmuştu. Ne onu alttan alacak, ne de peşinden koşacak halim vardı. Zaten ben kimsenin peşinden de koşmazdım. Kimseye müdanası olmayan bir tavrım vardır. O biriken kızgınlığımla oturup ona uzunca bir e–posta yazdım. Onu terk ettiğimi ve bir daha asla benim karşıma çıkmamasını istediğimi söylediğim maili öyle bir yazdım ki…

İlişkimiz ebediyete kadar bitmişti…

Benimle görüşmek istememesinin sebebinin HIV olduğuna adım gibi emindim. Onunla oturup yaptığımız konuşmalarda “bak HIV pozitif olduğum için mi benden böyle uzak duruyorsun? Öyle ise söyle, seni anlarım, anlayışla karşılarım” diye sormalarıma ısrarla “HIV’in bununla hiçbir ilgisi yok” diyordu.

İlişkimizi bitirdikten sonra bunun böyle olduğuna iyice inanmıştım. Artık bir HIV pozitif olduğum için benimle birlikte olmak istemediğini dürüstçe, incineceğimi düşündüğü için bir türlü söyleyemiyordu. Mert’i hayatımdan sonsuza dek, içimde kalan bir kızgınlıkla çıkartmıştım. En azından o zamanlar böyle düşünüyordum.

Ama bizim bir türlü birbirimizden ayrılamadığını, yollarımızın mutlaka bir yerde kesiştiğini unutmuşum…

Mert’ten ayrılalı 4 ay olmuştu. Aklıma geldikçe içimde bir öfke seğirip geçiyordu. Sonra bir gün ortak bir arkadaşımızla benimle görüşmek istediği haberini yollamıştı.

Hangi yüzle benim karşıma çıkacağını merak ettim. Sadece laf sokabilmek ve onun canını acıtabilmek için buluştum. Karşılaştığımızda buz gibi bir sesle konuşuyor ve nefret dolu gözlerle bakıyordum ona.

O ise çok heyecanlıydı….

Hiç af edemiyordum. Ona en çok ihtiyacım olduğu anda beni yarı yolda bırakmıştı. En azından geçerli bir sebep söyleseydi onu anlayışla karşılardım. Ama hiçbir açıklama alamamak beni zorlamıştı. Buluştuğumuzda tokalaşmak için elini bana doğru uzattığında “Gerek yok, aman neme lazım benden bir şey falan bulaşır, iyice ödün kopmasın” diyerek elimi vermemiştim. O hala ısrarla HIV’in uzaklaşmasıyla hiçbir ilgisi olmadığını söylüyordu. Söyledikleri doğruydu. Bunalıma girdiğinde iyice içine kapanan bir yapısı vardı ve benden uzaklaşmasında HIV’in hiç bir rolü yoktu.

Kin gütmek benim sözlüğümde yok maalesef. Buluştuktan yarım saat sonra bende ne kızgınlık, ne de kırgınlık kalmıştı. O dönem hayatın ona çok ağır geldiğini, daha önceden yaşadıklarının onu bir depresyona soktuğunu, bu durumunu da bana izah edecek kelimeleri olmadığını anlattı.

Sonra: “Senden ayrı olduğum döneme düşünecek çok zamanım oldu. Kendi hatalarımı fark ettim. Biraz daha iletişime açık olmam ve zincirlerimi kırmam gerektiğini biliyorum. Bundan sonra buna daha çok gayret edeceğim. Tekrar ilişkimize başlayalım. Ama bu sefer hiç bırakmamacasına. Bir sorunumuz olduğunda oturup konuşalım.”

Sonrasında o kendi duvarlarını kırıp biraz daha dış dünya ile bağlantısını güçlendirdi. Ben de daha sakinleştim. Olmadık şeylere hemen köpürmüyor, olaylara daha sakin ve çözüm odaklı yaklaşıyordum. Kimselere müdanam yok havalarına da girmiyordum.

Korunarak ilişkimize hiç sorunsuz devam ediyorduk. Bizim gibi yıllardır birlikteliklerini sürdüren HIV pozitif ve HIV negatif olan çiftlerin olduğunu da biliyorduk. Alış veriş merkezlerinde mobilya mağazalarını dolaşıp vitrinlerden eşya beğeniyor, bir ev kurmak için ne kadar paraya ihtiyacımız olduğunu hesaplıyorduk. Onunla aynı çatı altında, güzel ve huzurlu bir yaşam sürmek istiyordum. Yüzümde oluşacak çizgileri görmesini, her birine kendinden izler kazımasını istiyorum. Ben de onun o kıvırcık kuzguni siyah saçlarına akların düştüğünü görmek ve ellerim titrerken bile parmaklarımı onun saçlarında dolaştırmak istiyorum.

Mert ile toplamda 5 yıl süren ilişkimizin sonu hayal ettiğimiz gibi olmadı. Süre içerisinde yine içine kapanarak duvarlarını ördü ve sessizliğine gömüldü. Yanımda ama görünmez olmak istiyordu. Gittiğim hiçbir yere gelmiyor, bana eşlik etmiyordu. Benimle hayatı paylaşmıyordu. Bense bu sessizlikte kendi rengimi ve sesimi bile yitirdiğimi fark ettim. Ağır geliyordu. Ben onunla eğlenmek, konuşmak, paylaşmak, onu yanımda görmek istiyordum.

Nerelerde hata yaptığımızı çok düşündüm ve sonunda birbirimiz için doğru insanlar olmadığımıza karar verdim.

HIV pozitif olduğum için “beni kimse istemez” diye hiçbir zaman endişem olmadı. “Bu nedenle yanımda olmayacaksa zaten hiç olmasın” diye düşünürdüm.

Mert ile başladığımız gibi sessizce bitirdik…

– – – – – – – – – – – – – – – – – –

Mert ile ayrıldıktan sonra “Nasıl bir erkekle mutlu olurdum?” diye sordum kendime. Önce kendi özelliklerimi gözden geçirdim, sonra istediğim kişininkilerini. Belirlediğim özelliklerde biri ile karşılaşma olasılığımın dahi olmadığını düşünüyordum. Yanılmışım.

Aşkın her zaman mucizeler yaratabileceğini unutmuşum. Şimdi istediğim özelliklerden daha fazlasına sahip HIV negatif bir sağlık çalışanı ile 3 yılı aşkın süredir harika bir ilişkim var…

Onunla hem ilginç hem de komik olan tanışma anımızı ileriki dönemde anlatacağım. Sırada diş hekimliklerinde uğradığım ayrımcılıklardan sonra tüm fakülte birimlerinde sabrım ile nasıl farkındalık yarattığımı, sonrasında verdiğim yüzlerce seminer ile binlerce kişiye HIV ve AIDS’i doğru anlattığımı, kısaca nasıl bir savunucu olduğumu yazacağım…

Okumaya devam edin!

Sevgi Yılmaz