HIV Pozitif Hayatın Günlüğü

Archive for 15 Haziran 2011

Korkaklık mı dostluk mu?

Çocukluktan beri arkadaşınız olan kişiyi hep anne baba gibi görmez miyiz? İçini dışını biliriz deriz çünkü çocukluktan beri kinine, bir çikolata için ağlamasına, kahkahalarla gülmesine şahit olmuşuzdur… Ben de böylesi arkadaşlıklarım olduğu için kendimi hep şanslı hissederdim.

Küçük bir çocukken okul servisinde başlayıp, emek emek büyütülmüş, 15 – 16 yıllık bir paylaşım. Okul değiştirdiği zaman dünyamın karardığı, cep telefonlarımız olmadığı zamanlarda servisten iner inmez evde telefonlara sarılıp saatlerce konuştuğum, sırf daha fazla görüşelim diye o çocuk aklımızla servisin güzergâhını değiştirdiğimiz, birbirimizin kıyafetlerini giymekten zevk aldığımız, cebimiz derdimiz kederimiz sevincimiz ortak olan arkadaş…

Tabi büyüyünce her şeyin çocukluktaki gibi olması imkânsız sık sık görüşemezsin belki ama özünde kardeşsindir ya nerde olursa olsun imdat çığlığını duyacak sanırsın ya, gözden ırak olsa da gönülde hep vardır ya işte böylesi bir dostluk…

Ben, Tanımı alıp iyileşme sürecime girdiğim zaman Fatih askerdeydi ve hemen hemen her gün askerden telefon açıp, dertleşiyordu. malum asker psikolojisi.. İstanbul özlemi, arkadaş eş dost aile özlemi.

Bunları tahmin ettiğim için gerektiğinde işimi gücümü bırakıp öyledir paşam şöyledir paşam gelince her şey yaparız gezeriz tozarız eskisi gibi oluruz, bak az kaldı diye diye bitirdik onun askerlik sürecini. Ve arkadaşlığımıza dostluğumuza yakıştığı gibi hayatımda gizlemediğim şeylere HIV tanısı aldığımı ve ama korkulacak bir şey olmadığını düzelmeye başladığımı ilaç tedavisi olduğumu vs uzun uzun dilim döndüğünce telefonda anlattım. Gelmesine kısa bir süre önce söyledim ki o en azından o birkaç günü kötü geçsin ve İstanbul’a döndüğü ilk günlerde morali bozulmasın şoku atlatmış olsun.Ben böylesi ince detayları düşündüm onu ve arkadaşlığımızı düşündüm.O ne yaptı??

Askerden geldiği günü bildiğim için hoş geldin demek için aradım nezaketen konuştu benimle. Tam tahmin ettiğim gibiydi. Artık asker değildi ve artık gecenin 3’ünde 5’inde Deniz’i arayıp ağlamasına saatlerce yapmak istediklerinden bahsetmesine gerek yoktu. Hele de HIV pozitif bir Deniz’e…

Ben görüşmek istesem de o benden kaçtı ve askerden geldikten 1-2 ay sonra çok kısa süreli görüştük ama ben kafamda bitirmiştim zaten arkadaşlığımızı. Zaten benim derdim bana yeter birde kimsenin hastalığımla alakalı gereksiz kaprislerini bilgisizliklerini çekemezdim. Ben doktorumun numarasından hastalığın bütün detaylarına kadar gerek mail gerekse telefonda bilgilendirdim. Koskoca 26-27 yaşında adamsın oturur araştırırsın ondan sonra nasıl bulaşacağını öğrenirsin değil mi?

HIV pozitifliğim hayatımdan çocukluk arkadaşımı da almıştı…

Artık Fatih yoktu. Gelse de bu saatten sonra pek ehemmiyeti yoktu. HIV dostumu benden almadı aslında. Fatih kendi ipini kendi çekti… Benim hayatım onunkinden çok daha güzeldi. Çalışıyordum mutluydum sağlıklıydım unutmaya yüz tutmuştum yaptığı keleği.

Aylar aylar sonra bir mesajla yine kıyısından girdi hayatıma.Ortak arkadaşlarımızın olması aslında işi kolaylaştırdı.Sürekli Deniz senden benden sağlıklı, “sen nasıl sanıyorsun ki bu hastalığı?”gibi cümlelerle durumumun iyi olduğunu anlatıyorlarmış zaten.

Önceleri sildim artık hayatımda yok bu adam desem de bir şekilde pişmanlığa tevazu gösterir vaziyete geldim. Onun hastalığımdan korkmasını benden kaçmasını az buçuk anlamaya çalıştım ama beni yalnız bırakmasını hala sindiremiyorum. Cep mesajları, evime gelmeler falan filan derken eskisi gibi olmaya başladık. Sürekli pişmanlığından beni yalnız bıraktığının vicdan azabından kendine yakıştıramadığından, beni kaybetmek istemediğinden vs anlattı durdu. Ara ara yaptığı kelek aklıma gelse de artık insanlardan çok bir şey beklemediğim için kızamıyorum da. Canımı kaybetmeye bu kadar yaklaşmışken ve bunun değerini anlamışken, Bu saatten sonra hayatımda kaybetmeyi göze alamayacağım hiç ama hiç bir insan yok.

Şimdi can ciğer kuzu sarmasıyız. Ben nereye   o oraya. Bir dediğimi iki etmiyor. O’da anladı Dost dosttur ve hastalıkta herkesin başına gelebilecek bir şeydir. Şimdi yurtdışı tatil planı yapıyoruz. Hemen hemen her gün görüşüyoruz. HIV statüm arkadaşlığımıza geçici bir kötü etki etse de şuan daha da perçinleşti sanırım.

Su aktı yolunu buldu yani…

Bugün tüm gününü Fatihle geçirecek HIV pozitif Deniz 🙂

Deniz Türk