HIV Pozitif Hayatın Günlüğü

Hayatım sahnede…

Mart 2006

Sevgili Yönetmen ile İzmir’e gidişimi pazartesi öğlen olacak diye konuşmuş anlaşmıştık. Ama yoğunluğundan,  “biletini bu gün aldım, yarın aldım” diye diye en sonunda pazartesini etti. Bende artık gidişim salıya kaldı diye gündüz sporumu yaptım, akşamda net cafedeye girdim öylesine oyalanıyorum. Yönetmen aradı “Sevgi uçak saatin 23:30” demez mi! Saatime bir baktım 22:00. Cafeden çıkıp, eve gidip bavulumu kapıp taksiye oturmam bir oldu neredeyse. Benim hızıma kim yetişir ki saat 22:45 ‘de e-bilet’imi almış çıkış kapısına varmıştım bile.

Sabah erkenden oyunun sahneleneceği Çeşme’nin yolunu tuttuk.  İşin komiği otobüste 4 tane Sevgi olmuştuk. Beni kopyalamışlar. Oyunda benim 19, 24 ve şimdiki halimi oynayacak olan 3 kız vardı.  Eee birde ben, yani orijinal Sevgi J Nihayet tiyatroya vardık, en önde yerlerimizi aldık.

Ve Perdeeeee….

İsyanbul Kızkulesi…

Oyun söyle başlıyor ve devam ediyordu:

Sahnenin sağ tarafında oturan iki kişinin üzerinde ışık yanar: Yazar ve Sevgi Eminönü’nde buluşmuşlardır. Sevgi tanı almadan önceki hayatını anlatmaktadır.

Işık sahnenin orta tarafına geçer ve Sevgi’nin tanı öncesi oynamaya başlar.

Sonra ışık tekrar yazar ve Sevgi’nin üzerine gelir, Sevgi hastane dönemini anlatmaya başlar: sahnenin sol tarafında beliren ışıkla hastane yatağında nefes almaya çırpınan hasta bir kadın görünür. Doktor gelir ve ona HIV pozitif olduğunu açıklar.

Işık tekrar yazarı ve Sevgi’yi gösterir. Sevgi bu gününü, herkes gibi sağlıklı yaşadığını anlatmaya başlar. Sonra Sevgi “gitmem gerek, kızım bekliyor” der ve seyircilere doğru yönelir. O esnada seyircilerin arkasından 10 yaşlarında bir kız çocuğu “Annneee!” diye seslenir. Sevgi ve kızı ara koridorda birbirlerine sarılarak arka kapıdan tiyatrodan çıkarlar.

Ben gerçekten de yönetmen ile Eminönü’nde buluşmuş ve her şeyimi orada anlatmıştım. Saatin geç olduğunu fark ettiğimde “gitmem gerek, kızım bekliyor” diyerek yanından ayrılmıştım. Anlattıklarımın hepsi replik olmuştu. Oyunun sonunu başına bağlayarak, duygulu müziklerle destekleyerek gerçek hayatımı sahneye taşımıştı.

İsyanbul Kızkulesi (8)-2

Şimdiki halimi canlandıran, yani olayları anlatan Sevgi’yi izlerken aynaya bakıyormuşum gibi oldum. Hem ben, hem değil. Hem başka bir yüz, hem benim cümlelerim ve benim hayatım.

Oyun bittiğinde benim kucağım bir sürü ıslak selpak ile doluydu. Deniz hanım’ın gözleri nemli nemli beni sımsıkı sarıp “canımm neler yaşamışsın böyle” deyip beni kucakladı. Salon ful doluydu ve oyun bitimi inanılmaz bir alkış koptu.

Salondaki yüzlerce kişiden hiç biri o oyunu benim gibi, benim hissettiğim duygularla izlemedi / izleyemezdi. O kadar garip bir duyguydu ki anlatamam. Sahnede geçmişim – geleceğim, acılarım, çaresizliklerim, dik duruşum ve hayat mücadelem vardı.

Dönüp geriye bakıyorum da: Sen AIDS evrelerine kadar gel, ölümü gör, sonra tedavi sayesinde 4 ayda yatalak vaziyetten kendini toparla, eski sağlığına geri dön, adalara mangallara git, raftingler yap, sonra düğün için gittiğin İzmir’de bir tiyatro ekibine sırf güldükleri için kalk konuşma yap, hayatın sahnelere konsun, kendi yaşantını alkışla… İronik değil mi? Hep derim: “benim lunapark gibi hayatım var”… Rengarenk… Aradaki koyu renklerin yanı sıra, sarılar, maviler, yeşiller, allar, morlar da var elbette…

Kokteyle geçtiğimizde bütün oyuncular yanıma gelip onca emek harcamış, bir işi tamamlamanın verdiği rahatlık ve gururla gözlerinde parlayan heyecanlı ışıkla  “oyun nasıldı, beğendin mi?” diye soruyorlardı. Ben hepsine de tek tek harika olduklarını söyledim.

Ekibin 2. gösterim için Çeşme’de kalması, benimse İstanbul’a dönmem gerekiyordu. Dönüş için  arabaya binmek üzere aşağı indiğimde, tüm oyuncu kadrosu yukarıdan “Sevgiiii, Sevvgggiiiii” diye arkamdan bağırıp elleriyle öpücükler yolluyorlardı. Ekibin enerjisi çok, çok güzeldi.

Yönetmene teşekkür ederken, bana: “O gün İstanbul’da gördüğüm tek mutlu insan sendin. Burada salondaki yüzlerce kişinin değil, sadece senin neler hissettiğin benim için önemliydi. Sen beğendiysen bu oyun yerini buldu.” dedi…

Sevgi Yılmaz

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: