HIV Pozitif Hayatın Günlüğü

Archive for 20 Haziran 2011

Karne Heyecanı

Sevgili dostlar,

Öncelikle uzun zamandan beri yazamadığım için çok özür dilerim. Bu aralar biraz yoğun bir dönemden geçiyorum. Merak etmeyin, güzel şeyler oluyor hayatımda. Biliyorsunuz öğrenciler kısa bir süre önce karne aldılar. Onların bu mutlu gününde ben de size benzer bir hikayemi anlatmak istedim. Umarım beğenirsiniz,

Zaman daha da bir hızlı geçmeye başlıyor HIV ile yaşadığımı öğrendiğimden bu yana… Evet, 3 ay geçti. 3 Ayda bir rutin kontrollerimin yapılması gereken gün geldi. Allahtan geçen aydan bu ay için hazırlamıştım izinlerimi. Rahat rahat kontrollerime gittim bugün.

Hastaneye gitmek için küçük pembe yalanlar söylemek beni yoruyor. Şimdilik, “HIV pozitifim ben, 3 ay da bir gidip ölçümlerimi yaptırmam lazım onun için yarın hastaneye gideceğim” diyebilecek bir ortamım ya da bunu anlayışla karşılayıp HIV hakkında bilgili olan bir iş çevrem yok. İşin aslı bende başıma gelmeden bilmiyordum ki HIV/AIDS hakkında ki gerçekleri. Yaşayarak öğrenmek sanırım en güvendiğim ve başarılı olduğum öğrenme yöntemi : )))

Her üç ay da bir, bir takım değeler ve oranlarla ilgili sonuçların olduğu kağıtların bana karne heyecanı yaşattığını hissettim bugün ilk kez.

CD4’lerim yani vücudumu enfeksiyonlara, virüslere ve mikroplara karşı koruyan savunma görevlilerim beni güzel bir şekilde selamladılar. İlk testimde 580 olan hücreler 620’ye yükselmiş. Bu beni çok mutlu etti. Hatta derneğe gidene kadar belki de bunlar sürekli yükselecek ve ben HIV’ i ilk kez ilaç tedavisi olmadan alt eden adam olarak tarihe geçecektim diye hayaller senaryolar kurarak, bindiğim otobüslere, metroya anlamsız tebessümler saçarak kendimi eğlendirdim. Viral  yük yani vücudumda kendisini kopyalan virüsün sayısı da 70.000 kopyaya gerilemiş.  Bunları düşüne düşüne derneğin Tıbbi Danışmanlık veren doktoruyla randevuma yetiştim nihayet.

Sonuçlarımın çok iyi olduğunu  söyledi. Ama benim kurduğum hayallerin çok ta gerçekçi olamayacağını da bir güzel anlattı. CD4 ölçümleri her ölçümde % 20 ya 30 oynayabilirmiş. RNA yani viral yükte düşüşler ve çıkışlar olabilirmiş yani karnem bir mucizeyi bildirmiyor bana. Mesela gün içinde farklı saatlerde ölçümler versem onlarda bile değişik Cd4 sonuçlarım olabilirmiş. Ne oynak şeymiş bunlar ya. Neyse sonuçlar gayet iyiymiş, hastanede kendi doktorumla da paylaşmamı istedi sonuçlarımı. Yani ben onunla paylaşırım paylaşmasına da o benimle sizin gibi açıklama yaparak sonuçları değerlendirmez dedim. Geçen konuşmamız da söylediği şeyi tekrar etti. “Tedavi aldığın kurum ya da hekim den memnun değilsen bunu değiştirebilirsin ama bu değişimi yapmadan kendisine neden tedavini başka bir yere aldığını anlat ki eksiklik ya da hatasını fark edip sende sonraki arkadaşların aynı sorunu yaşamasın” dedi. Çok haklıydı… Benden öncekiler sayesinde şu an böyle bir dernek var ve ben burada kendimi iyi hissedebiliyorum.  Kendi kendime sürekli dernek için bir şeyler yapmak istiyorum  diyorum ama zamanım yok bundan yakınıyorum. Dilek hanım’ın söylediği çok doğru benden sonrakilerin yürüyeceği yolu taştan, çakıldan arındırmak daha yürünebilir bir hale getirmek için illaki dernekte olmam gerekmiyor.

Karnesini alan, dönem ödevinin konusuna karar vermiş iyi bir öğrenci gibi, başım dik, göğüslerim dışarıda ve dimdik yürüyerek evime gidiyorum.  Bu arada diyetisyenin söylediği şeyler konusunda zorlanıyorum.  Onun için başlamadım ileri bir tarihe ertelendi düzenli beslenme girişimim…

Kıvanç Er