HIV Pozitif Hayatın Günlüğü

Hastane Ziyareti…

Geçenlerde Pozitif Yaşam Destek Merkezi’nin tanıtımı için klinik şeflerini ziyaret etmek için aradığımı ve X devlet hastanesinden zar zor randevu aldığımı yazmıştım. http://pozitifgunluk.com/2011/10/06/pozitif-yasam-destek-merkezini-tanitma-faaliyetleri/

X hastanesindeki doktor beyi aradığımda ziyaret için bir gün belirledik. O yaz sıcağında hem gittim… Hem de bittimmm…

Hastane İstanbul’un bir ucunda, ben bir ucunda…

Trafik desen dehşşeettt… Bir ara otobüs stop etti ve durdu. Sıcaaakk, kalabalııkkk… Pöööfffff…

Neyse 15 dakika gecikmeli hastaneye vardım. Bu seferde hastanenin içinde yürü Allah yürü… Polikliniğe gittim, “burası değil karşı bina dediler”. Sabır! Sükûnetle karşı binaya yürüdüm doktor beyin odasını sordum 8. kattaymış. Asansöre binebilmek mi? Hastalara öncelik tanımaktan ben hasta olacaktım neredeyse…

8. kata çıktım. Tık tık tıkkkkk, kapıyı çaldım,… ahhaaa kapı kilitli…

Telefon açtım “hocam kapının önündeyim, bekleyeyim mi?” diye. Doktor beyde ”ben 1. katta Mikrobiyolojideki odamdayım. Buraya buyurun, burada görüşelim” dedi… Hooopppp ben 1. kata indim.

O gün bir de topuklu giymişim. Tıkırrr tıkkıırrr yürüyorum. Güzel görüneceğim ya. Aman giy düz ayakkabılarını ayağına rahat et işte. Süsümden geri kalmayayım diye giydim gene 2 çiviyi…

Kavuşturana şükür, doktor beyi buldum. Serviste diğer HIV pozitifleri takip eden doktor arkadaşlarını da davet etmiş toplantıya. Ne hoş ve ne ince bir davranış değil mi? Derneği, merkezi, amaçlarımızı, faaliyetlerimizi …. her şeyi anlattım. Sorularını yanıtladım.

Sohbet esnasında benim de HIV pozitif olduğumu söylediğimde şaşırdı, “nereden bilelim sizin HIV pozitif olduğunuzu, nasıl ispatlarsınız” dedi. HIV ile yaşadığımı ispatlayacak tüm bilgilerimi döktüm. Millet saklamaya çalışır, ben ispatlamaya uğraşıyorum…

Doktor Bey; “siz gelmeden acaba nasıl biri gelecek diye çok merak ettim. Sizi tanıdık içimiz rahatladı. Bizde sizlere seve seve yardımcı oluruz” dedi. En kısa zamanda merkeze de ziyarete gelecek…

Bu arada broşürde ki telefon numaramızı arayarak adresimiz, hizmetlerimiz konusunda herhangi biri gibi sorular sormuş. Casusluk yapmış yani. Doktor 007! Bu da hoşuma gitti. Hastalarını yönlendireceği yer hakkında detaylı bilgi sahibi olmak istemesi bana göre çok doğal. Böyle işlerde güven çok önemli…

Çalışmalarımızı çok başarılı buldular. Artık bildikleri bir yüz görmek onların kafalarında ki tüm soru işaretlerini giderdi. İyi ve çok verimli bir tanışma toplantısı oldu…

Ziyaretim bitmişti ve artık dönme zamanı gelmişti. Hastaneden çıkış kapısı sırat köprüsü gibi upuuzzzzuuunnndu… Güvenliğe “en yakın otobüs durakları nerede?” diye sordum. Ana caddeye çıkıp köprüyü geçecekmişim. Az da aşağı doğru yürüdüm mü orada duraklar varmış. İyi güzel… koyuldum yola.

Köprüyü geçtim. Durağın oraya kestirme geçebilmem için bariyerlerden atlamam lazım. Altımda da etek var.  Otoban üstü birde, yasak. Çok daha aşağıya doğru yürümem gerekti. Oralarda birde yol yapımı vardı. Yollar mıcırlı. Etrafımdan dev iş makineleri – kepçeler geçiyor. Ben topuklu terliklerle tıkır tıkıırrr J Aayyyhh dışarıdan bir gözle baktım kendime de çok komik görünüyordum. İşçilerden olası bir laf atmaya karşın yüzümde çok ciddi ve sert bir ifade, mıcırlı bozuk yollarda kendimden emin adımlarla durağa yürüdüm…

En sonunda kazasız belasız otobüse bindim ve ofise geldim…

Sevgi Yılmaz

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: