HIV Pozitif Hayatın Günlüğü

Birkaç gün önce, bir çift tamda doğum öncesi HIV pozitif olduklarını öğrendiler. Daha ne olduğunu anlayamadan bebeklerini kucaklarına aldılar.

Allah’tan bu hastanede (artık) bilgili bir ekip vardı ve vaktinde profilaksiye (HIV’in geçişini önleyici tedavi) başlayarak önlemleri aldılar.

Bahsettiğim bu hastanede ilk bebek doğduğunda (-ki doğumun orada olmasını sağlayabilmek için enfeksiyon doktorları ile epeyce bir dil dökmek zorunda kalmıştık) epeyce sorun yaşanmıştı. Bebek doğar doğmaz küvezine kocaman harflerle “DİKKAT HIV POZİTİF BEBEK!” yazmışlardı. Pozitif Yaşam Derneğinden giden arkadaşlar kâğıdı çıkartıp “her anneye ve/ya bebeğe bir enfeksiyonu varmış gibi yaklaşılması gerekir. Bu yaklaşım anne ve bebeği koruma odaklı olmalıdır” diye sağlık personeline anlatarak farkındalık yaratmıştı…

Bu yeni bebeğimiz geldiğinde arkadaşları olarak hastaneye görmeye gittik. Ay nasıl tatlıydı. O yumuk yumuk gözleri… İnanın suratı ancak 1 poğaça büyüklüğündeydi… Nasıl içim aktı anlatamam…

Anne çok şaşkın… Ne sevinebiliyor ne de üzülebiliyordu. Dengesiz bir terazide gibiydi. Yeni anne olan bir kadında aşırı hassasiyet ve duygusallık olur. Algıları çok farklı işler. Bu duruma bir de HIV tanısı eklendiği için iyice karışmıştı. Onun yüzüne baktığımda yüreğini öyle iyi okuyabiliyordum ki…

Baba da çok farklı değildi. Bir de HIV pozitifliklerini etraftan/yakınlarından saklamakla yükümlü olduğu için daha da çok stres altındaydı. Bebeği için sürekli dualar ediyordu. “Bebeğime bir şey olmasın yeter ki, benim ömrüm gitsin hiç umurumda değil” gibi şeyler söylüyordu. İçini, duygularını anlatabilmek için kelime bulamıyordu. O bebeği kucaklarına almaya destek veren herkesten Allah 1000 kere razı olsundu.

Kanımı beynime çıkartan bir şey duydum o gün. Daha önceki doğumdan sonra hekimler ve hemşirelerde sorun yaşanmamıştı. Ancak, anne ve babanın HIV pozitifliklerini bilen babaanne, hemşireye kirlenen çarşafı değiştirmesini rica ettiğinde, “gerek yok boşuna masraf ettirmeyin” demiş! (ne yazık ki her yerde bir numunelik kalıyor böyle) Babaanne de ”senin cebinden mi çıkıyor para? Biz ödüyoruz parasını” demiş. Allah’tan babaanne vermiş cevabını. Ama sağlık personelinin kötü davranışlarını anlatırken gözleri doldu kadıncağızın. Umarım en kısa zamanda toparlarlar kendilerini diyeceğim ama, bebeğin negatif sonucun ellerine almadan içleri rahatlamayacaktır.

-ki uzun yıllardır etkili önlemler sayesinde HIV/AIDS ile yaşayan kişiler HIV ile enfekte olmayan bebek sahibi olabiliyorlar. Doğum sırasında ve sonrasında alınan etkili önlemler ile HIV’in bebeğe geçiş riski % 0,5’in altına kadar düşürebiliyor. Daha fazla örnek ve bilgi için aşağıdaki linke göz atmanızı tavsiye ederim…

http://pozitifyasam.org/assets/files/hiv_pozitifler%20kariyerde_yapar_cocukda_2011.pdf

Sevgi Yılmaz

Comments on: "“DİKKAT HIV POZİTİF BEBEK!”" (4)

  1. Anonim said:

    sevgicim gene döktürmüşsün.o sağlık çalışanının hakkından gelirim ben ..bebeğide kocaman öpüyorumm..

  2. Fatih Egelioğlu said:

    Kutsal meslek yoktur… Her türlü mesleğe hakkını vererek yapmak olmasın bu “kutsallık’ın anlamı!… Bir taksi şoförünün, müşterisini bir yerden, bir yere en iyi şartlarda ulaştırmasından, bir öğretmenin yetiştirmekle sorumlu olduğu öğrencileri ayırmadan, verebileceğinin en iyisini, en doğrusunu ve gerektiği kadarını öğretmesi, bir doktorun / sağlık çalışanının kendini koruma kaygısı ile, hastanın duygularını ve sağlık ihtiyacını gözeterek işinin hakkını vermesi değil midir işe “kutsallık” kazandıran!!!

  3. Anonim said:

    ihtimal ne kadar düşük olursa olsun bir çiftin bir pozitif bebek getirme ihtimali bile çok büyük egoları beraberinde getirir,anne baba olacağım diye minicik masum bir insanın yaşamını ufak riskle bile olsa düşünmek anne baba olunamayacağını düşündürür bana ve benim gibi düşünenlere!!çünki nasıl ağır bir tedavi sürecinin olduğunu ve de hiv+ olmanın sosyal kısmını bir yetişkinin bile zorla atlattığını düşünürsek ki buradaki bir çok hikayede görüldüğü gibi….sağlıklı olup ta çocuğu olamayan birçok çift var,dünyadaki kimsesiz bütün çocuklar bizim çocuğumuz…pembe bir tablo çizmenin alemi yok bu konuda diye düşünüyorum ben de 13 yıldır hiv virusuyle yaşıyorum fazla söze gerek yok!…yetişkininden bebeğine kadar birçok yaşamı gözlemleme şansım oldu;baştan sona hiç kolay bir durum değil özetle,kendi çocuğunuzun hiv+ olduğunu düşünürseniz cevap çok daha kolay bulunacaktır,bir gençkız annesi olarak bütün algılarımı ortaya koyarak yazıyorum tüm bunları!..sadece kullanılan ilaçların bile birsürü sıkıntıya sebep olduğu iki hiv+ ebeveynin bir de hiv+ bir bebek dünyaya getirdiğini gözünüzde resmedebiliyormusunuz???ben bu filmi defalarca izlemiş biri olarak edebiliyorum,pembe güzeldir evet ama koyu renkler pembeyi kapatır maalesef:(gerçekleri gözardı etmeden bu duruma çocuklar açısından kesinlikle büyük hassasiyetle yaklaşıyorum ve diyorum ki bilerek ve isteyerek hiv+ olan bir kişiden kan almak,bilerek ve isteyerek hiv+ biriyle cinsel birliktelik yaşamak nasıl kabul açısından zor bir durumsa! bilerek ve isteyerek hiv+ bir çocuk hele de kendi çocuğun için kabulu çok daha zor bir durum olarak görmek gerek…çocuklar hiv+ olmasın!!! herkese sağlıklı günler dilerim:)

    • Gayet sağlıkli bir çocukken, anneme “Beni niye doğurdun?!!” diye kızdığım olmuştur… Beni doğururken bana sormadığını, sadece kendi çocuk sahibi olma egosunu tatmin için beni dünyaya getirdiğini söylerdim. Kendime de, bu dünyaya çocuk getirmeyeceğim konusunda söz vermiştim o zamanlar. Dünyanın iyi yönde ilerlemediğini ve anasız babasız bir çok çocuk olduğunu ve eğer çocuk sahibi olacaksam, onlardan evlat edinmemin daha doğru olacağı daha mantıklı gelirdi hep. Çünkü insanın kendi kanından ve DNA’sından bir çocuk sahibi olma isteği, en büyük egolardan biriymiş gibi gelirdi.
      Sonra zaman geçti ve evlat edinmekle ilgili evrakları hazırladım, tüm şartlarım uyuyordu. Ve ne olduysa oldu, pozitif olduğumu öğrendiğimde dünya başıma zaten yıkılırken, o konudaki tüm hayallerim de yerle bir oldu. Artık zaten evlat edinme ile ilgili kanuni şartlara sahip olmadığım gibi, bir çocuğa karşı tüm sorumluluklarımı yerine getirebileceğim duygusal güce de sahip olmadığım hissindeydim.
      Tüm bu mantıkla, HIV pozitif biri olarak çocuk sahibi olmaya da zaten kendi şahsımda sıcak bakamazdım. Pozitif birinin çocuğunun da pozitif olma şansı ne kadar düşük olursa olsun, bunu yüklenemezdim.
      Dünyaya gelmek her halükarda çocuğun tercihi olmamakla birlikte, pozitif bir bebek olarak doğmamak da onun elinde değil sonuç olarak, ufak bir ihtimal olsa bile… Ancak aynı şeyi, pozitif biri ile bilerek ve isteyerek, aşk ve birliktelik yaşayan biri için söyleyemem, söylemem… Zaten aşk-biliktelik ile bilerek ve isteyerek kelimeleri örtüşmüyor gibi gelmiyor bana. Aşk’a karşı koyuş ile ilgili psikolojik ve ağır bir yük ve engelle karşı karşıyayım hala ama bir aşkın beni ne kadar mutlu edebileceğinin de farkındayım. Öyle bir yük ki bu, büyük bir aşkı bile dile getirebilme gücüne sahip değilim hala ve olabilir miyim bilmiyorum. Dile getirseydim de, karşılık bulamama olasılığının büyüklüğü boynumu kıldan ince kılıyor.
      Pozitif oluş bir insanın hayatını işte bu kadar ipotek altına alıyor, bu kadar sınırlıyormuş. Aşk duygusunu barajlarca biriktirip, kapaklarını hep kapalı tutmaya zorlayabiliyormuş. Değil kendi çocuğu olması, evlatlık edinebilme hevesini kursağında bırakabiliyormuş.

      Kimseyi suçlayamıyorum; ne olmasını dileyip, elini tutamadığım aşkımı, ne de gözlerinden öpmeye doyamayacağım, beraber koşamayacağım çocuğumu…

      Oysa ne büyük aşık ve ne iyi baba olurdum ben…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: