HIV Pozitif Hayatın Günlüğü

Archive for 03 Şubat 2012

Her şeye rağmen, arkadaşlarımı seviyorum…

İstanbul’dan 3,000 km uzakta geçirdiğim yıllardan sonra, aylarca sürekli gelen arkadaşların ısrarla görüşme isteklerini geri çevirmiştim çoğunlukla. Yalnız kalmak çekici olmasa da, daha iyi seçenek olarak geliyordu. Bir anlamda “hiç bir şey yaparak” geçirdiğim zamana yazıktı bir yandan da. Hayatım artık Eylül öncesi ve sonrası diye ikiye bölünmüştü ya… Hani bu soruna sahip olmadan öncesi ve sonrası diye… Bugün düşündüm yine, zamanın ne anlamı var diye; Eylül öncsinde hayatımın bir gününün 100 birim değeri varsa, Eylül sonrası artık 10,000 birim değerindeydi her günüm… En azından eski enerjime dönmek isteğimin bir parçası olarak, arkadaşların davetine “evet” dedim…

Gün koyu çaylarla başladı… Sonra eski günleri andık. Güzel ve komik hatıraları andık ve güldük bir yandan… Ve konu dönüp, dolaşıp benim ne sorunum olduğuna geldi. Merak ediyorlardı. Kendime söz vermiştim, gerçek sorunumu paylaşmayacaktım artık. Ailemden bir kaç kişi ve bir kaç arkadaşım dışında, daha fazla kişinin bilmesine de gerek yoktu. Anlattığım bir kişinin getirdiği pişmanlığım baya erkence aldırmıştı bu kararı. Bu nedenle anlatmadım hiç bir şey. Sadece bir sağlık sorunu işte, öldürmeyecek ama ömür boyu ilaç kullandıracak bir sorun… Yalan da değildi ya!…

Ve bir arkadaş lafa şöyle devam etti;

“Ben de çok önemli bir sağlık sorunun var sanıyordum… Çok önemli değilmiş… Bir de AIDS olsaydın!!!”

Önce ne diyeceğimi bilemedim… sustum ve kısaca “Öküzzzz!!!”…. “Başka bir örnek bulamadın mı!!!” dedim 🙂 …

Ayrıca ikinci kere bir “Öküz!” daha, tıbbın nerelere geldiğini bilmediğine… diyim dedim de, sonra sustum…

AIDS veya HIV+ veya artık viral yük’ün ilaçlar gerektiği gibi kullanıldıkça, yoklar seviyesine kadar indiğini anlatmak isterdim ama şüphe uyandıracak diye bir kez daha sustum… “Allah akıl ve konuşmadan önce bilgi sahibi olmayı nasib etsin!” diyesim geldi.

Çevremizde “Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olanlar” çooooook…. Yine de iyi niyetlerine verdim…. Tıp okumuş cahiller, ameliyatı reddedenler, doğum için giden HIV+’leri kapıdan çevirenleri düşününce…  Önemli olan, onların benim sevgili arkadaşlarım oldukları idi…

Öküzler falan ama, iyi ki arkadaşım olmuşlar 🙂

Fatih Egelioğlu