HIV Pozitif Hayatın Günlüğü

Archive for 06 Mayıs 2012

Bir gün, "öteki" olabiliriz hepimiz….

Bir toplum içinde, binlerce ayrı fikiriz hepimiz. Ayrışmak istersek, muhakkak bir neden bulabiliriz elbet, ancak birleştirecek binlerce ortak yönümüzü göremeyecek kadar da yeteneksiz olmak gerek. “Kör olmak gerek” demiyorum bile bile, bazı görme engellilerin görmekten daha büyük yetileri ve önem verdikleri değerler ve sorunları var.

Türkiye adındaki, o leziz çorbada tuzuz bazılarımız, bazılarımız güzel kokulu baharat. Tek tek yavan tadımızla, birleşerek büyük bir lezzet oluşturduğumuzu ahhhh bir görebilsek!…

Büyük bir tesadüf eseri mi diyelim; ama mesela “Türk” ve “Kürt” kelimelerindeki tek fark bir harf iken, ÜÇ HARF ise ORTAK!… Ben bu üç harfi görmek isteyip, sindirenlerdenim. Çerkezlersiz veya Doğu Karadenizlisiz bir Türkiye eksik olmaz mıydı mesela… Ya Boşnaklar!??? Bulgaristan Göçmenleri’nden, Romanya’dan kopup gelen, Arnavutluk’u bırakıp yurt olarak Türkiye’yi seçenler olmasaydı eksik olmayacak mıydık…? Efeler’in, Seymenler’in, Gaziantep’in, Şanlıurfa’nın, Bitlis’in, Rize’nin halk dansları değil mi çocuklarımıza öğrettiklerimiz… Ermeniler’imizden, Rumlar’ımıza ve Yahudiler’imize ve Süryaniler’imize değin hepsi bizim… Yeri gelince tarihin mirası demiyormuyuz her bir rengimize ve Türkiye’lilerin gönlünün zenginliğinden ve ihtiyacı olana kucak açışından dem vurmuyor muyuz…

Bizi oluşturan tüm renkleri sayabilme iddiasında değilim ve aslında bu kadar çok bileşenimizin oluşuna şaşmıyor da değilim… Başka hangi ülkede böylesi zenginlik var derken, bunun doğallığı geliyor aklıma… Biz, Amerika, Avustralya gibi sonradan veya mecburen oluşturulmuş bir toplum değiliz. Biz işte bu karışımı, tarihin bugüne getirdiği kokusu ve tadı ile yaşamaktayız.

Kendi kişiliğimdeki özellikleri tek tek saymaya başladım bugün…;
– Ben bir erkeğim
– Ben bir Karadeniz kökenliyim
– Ben İstanbul’da doğdum ve büyüdüm ve yaşıyorum
– Ben bir üniversite mezunuyum
– Ben bir ortadirek ailenin oğluyum
– Ben bir ortayaşlıyım
– Ben bir müslümanım
– Ben ne yazık ki bir HIV Pozitif’im
– AMA Ben bir İNSANIM… tıpkı farklı “Ben”lerle kendini tanımlayanlar gibi…

Biz insanlar belki de hep ortak acılarımız, üzüntülerimiz, engellerimiz, ayrımcılığa tabi olan özelliklerimizle birleştik en çok. Bizi ayrıştıran her şeyi unuttuk o zaman… Önyargılarımızı biraz daha geride bıraktık. Daha kolay koyabildik kendimizi, bir başkasının yerine…

Kötü olaylar hep televizyonlarda, gazetelerde ve hep başka insanların başına geldi veya biz hep böyle olacağını zannettik… Ve bir gün bizi buldu, diğerlerinin başına gelenler. Ve o zaman acımıza, sorunumuza ortak aradık…

Keşke ağzımda gevelediğim ama bir türlü hissettiğim kadar, hissettiremediğim duygularımı, düşüncelerimi tam olarak ortaya koyabilseydim… Keşke hepimizin özde tüm farklılıklarımıza rağmen İNSAN olduğumuzu ve tüm sorunların bir gün hepimizin başına da gelebileceğini sol kulağınıza söylerken, sağ kulağınızdan çıkmasını engelleyebilseydim.  Ve ister uzuuun, ister kısa süren ama en sonunda çok kısa hissettirecek bu hayat denilen göreceli zamanda, hepimizin mutluluğu hak ettiğimizi ve birbirimizi anlamamız ve olduğumuz gibi kabul etmemiz gerektiğini haykırıp, kabul ettirebilecek güce sahip olabilseydim…

Hiç tahmin etmediğimiz bir gün üstünlük ve güçlülük illüzyonundan uyanıp, aşağıladığımız, görmezden geldiğimiz, görmeyi istemediğimiz bir “öteki” olmuş bulmak da var kendimizi..

Fatih Egelioğlu