HIV Pozitif Hayatın Günlüğü

Archive for 01 Eylül 2012

Bir yaz daha bitti

Bir yıl geçti üzerinden. Ama bir değil, on değil, binlerce adım ötesindeyim bir yıl

önceki halimin… O günleri yaşamamışım gibi. Saçma sapan intihar düşünceleri

dürterken beni, “intihar” kelimesiin “y” si yok aklımda şu an. Sahi, “intihar”

kelimesinde zaten “y” bile yokmuş…

Yemin etmiştim kış sonrası yazı çok iyi yaşayacağıma. Geçen günlerin öcünü

gülerek ve sevdiğim bir işi yaparak, seyahat ederek geçireceğime. Öyle de oldu.

Hatta seyahatler esnasında kendimi bile kaybettim. Arkadaşlarım daha sıkı

sarıldılar ve hatta ilacımı yanıma almayı unuttuğumda, onların bana hatırlattığını

hatırlayıp, gülümsüyorum şimdi. Ki ben ilacı dakikasında alma paranoyasında ve

ödün vermez disiplininde bir insanken, unutabilmeyi başardım işte… (Ama

unutmadım!)…

Bir ay boyunca çok sevdiğim başka bir ülkenin güneşinde kavruldum, denizinde

eridim, kumuna yuvarlanıp, derelerinde iliğime kadar dondum. Binlerce fotoğraf

çektim afilli makinamla. Arkadaşlarımın, kendimin bile şaşırdığım güzellikte

fotoğraflarını, ağaçların yeşiliğini, erguvanların morunu, kırmızısını, pembesini…

Yeni dostluklar kurdum, martılara selam verdim, bahçelerinde hıyarlar, biberler,

patlıcanlar kestim yabancı köylerin. Bol bol yemek yedim, su içtim, kahveler

götürüp, çaylar getirdim. Kapkara oldu rengim. Yılmadım yürüdüm, ter içinde

kalıp, ilk gördüğüm koyda yine denize sarıldım yanımda havlum olmasa da…

Balıkçılarla onların dilinde muhabbet ederken, gülümsedim, onlardan da aynı

karşılığı aldım. Hayatın onca olasılığı, dakikaları ve yolları içinde, onlarla kesişti o

anlarım. Onlar beni hatırlamayacaklar belki ama, ben onları hiç unutmayacağım.

Ve tilki döndü, dolaştı ve geri döndü şimdi. Hatta işlerim artmaya başladı tekrar,

yeni evimi döşeme arifesindeyim. Umduğum gibi en üst katta. İstanbul’da

merkezlerinin birinde, her yeri cam. Yıllar önce yazdığım hikayedeki, tepe

üzerindeki ev olmasa da, çevredeki sokaklara tepeden bakan bir yer işte.

Aydınlık. Pencerelerini açıp, perdeleri rüzgara bırakacak gibi duruyor.

Arkadaşlarıma ikram edeceğim kahveler, çaylar olacaktır, ne güzel

Bu yazıyı yazmaktayım şimdi. Bana yazılarımı okuyup, danışan bir kaç arkadaş

oldu facebook’daki profilimden. Doğruları anlatmaya çalıştım onlara. Sonra

sildiler kendi profillerinden tekrar. Haklılar kendilerince, önyargılar onları da

zorlamakta… Pozitif değillerdi bence ve o korkuyu yaşamanın ne olduğunu

tattılar böylece. Kimseye böyle korkular yaşatmasın ama ben bu korkuları

yaşayıp, sanırım aşan insanlara örneğim artık. Ailem ve dostlarım sayesinde.

Paylaştığım bir kaç arkadaş uzaklaşmış olsa da, onları da yargılamıyorum. Olur

böyle şeyler. En azından bu sayede anladım ki, dost değildiler. İnsan, kimseye

kızmamayı, kırılmamayı da öğreniyor ama sadece özlüyorum belki, keşke

kalsalardı diyorum o kadar.

Yaz ile başlamıştık değil mi? Hızlı geçti yaz… Yine gelecek ☺

Fatih Egelioğlu

http://www.facebook.com/fatihegelioglu