HIV Pozitif Hayatın Günlüğü

Archive for Kasım, 2012

1 Aralık Dünya AIDS Günü

Yarın 1 Aralık…

Dünya AIDS günü…

Bu özel günde her yıl olduğu gibi yine çeşitli etkilinlikler düzenlenecek, yürüyüşler gerçekleştirilecek, uzun konuşmaların ardından medyada birçok haber ile HIV/AIDS gündeme gelecek. Hatta bazı reyting peşinde koşan medya kuruluşları bilgisizce bu özel günü toplumda korku ve panik yaratmak için kullanacak, HIV pozitif bireyler “öcü” gibi gösterilecek. Aradan günler geçecek ve HIV/AIDS yeniden kamusal alanımızdan, zihinlerimizden ve gündemimizden uzaklaşacak. Ve yeniden başkalarının sorunu olarak kalacak…

“Eeee, ne olmuş ki?” diyebilirsiniz.

Sonuçta her yıl böyle olmuyor mu?

Bu noktada asıl sorun, HIV/AIDS gibi toplumsal bir konunun, yılın sadece tek bir gününde medyanın ve toplumun gündemine geliyor olması. Ancak yılda tek bir güne karşın, hepimizi her gün, her hafta ve her saat ilgilendiren bir konu: HIV/AIDS.

Eğer şu anda okumakta olduğunuz Pozitif Günlük tek bir başarı elde ettiyse o da HIV/AIDS’in ötekine ait bir durum olmadığını herkese gösterebiliyor olmasıdır. Yazarlarımız HIV/AIDS’in her yaştan, ırktan, cinsiyetten herkesi etkileyebileceğini gösterdi.

Bu konu aslında biraz bugün bana, yarın sana meselesi…

Toplumda şu anda en büyük sorun; inkar, etiketleme ve ayrımcılık üçgeni. Ve bu durum hala güçlü bir şekilde varolabiliyorsa HIV/AIDS kimse için çok uzak veya sadece ötekileri ilgilendiren bir konu olarak kalmayacaktır.

Peki nedir bu inkar, etiketleme ve ayrımcılık üçgeni?

İnkar; bilgi ve eğitim eksikliği nedeni ile enfekte olabileceklerini kabul etmemeleri,

Etiketleme; HIV pozitif bireylerin toplumda “olumsuz sıfatlar” ile etiketlenerek toplumdan dışlanmaları,

Ayrımcılık; HIV pozitif bireylerin toplumda doğrudan veya dolaylı bir şekilde ayrımcılığa uğramaları anlamına gelir.

Bu üçgen en sonunda toplumda HIV/AIDS ile yaşayan bireylere ve sonuçta HIV negatif bireylere zarar veriyor. İnsanlar sırf bu durum yüzünden test yaptırmaz tedavi olmaz ve HIV/AIDS’e karşı gerekli önlemleri almaz.

Yani kısacası HIV pozitif bireylere karşı geliştirilen önyargılar ve hak ihlalleri ile toplum aslında kendi bindiği dalı keser.

Bugün bu durum yüzünden dünyada milyonlarca HIV pozitif birey ayrımcılığa uğruyor, eğitim hakkı elinden alınıyor, kamusal alandan uzaklaştırılıyor, işten atılıyor ve yaşamsal bir önem arz eden tedaviye ulaşamıyor…

Liste uzun….

Bu yüzden, 1 Aralık Dünya AIDS Günü aslında sadece toplumda HIV pozitif bireylerin sorunlarını anlatmak veya HIV/AIDS’i bir gün olsun hatırlamak için değil aslında toplumda yaşayan herkesin mutluluğu için önemli.

Bu bağlamda 1 Aralık, aslında toplumdaki herkese “HIV/AIDS Hepimizi İlgilendirir” mesajını veriyor: seni, beni, ve herkesi…

Bu açıdan bu yıl bir değişiklik yapın ve önce kendinizden başlayın: HIV/AIDS ile ilgili önyargılarınızı kırın, bilgilenin ve HIV pozitif bireylerin haklarını savunun.

“Zaten benim etrafımda HIV pozitif kimse yok” diyerek tüm dünyada ve ülkemizde yaşanan sorunlara karşı gözlerinizi kapamayın.

Ve unutmayın, HIV/AIDS hepimizin sorunudur…

Reklamlar

BİR SERÜVEN HAYAT !!!

Sadece sevmek kadar sevilmekte önemli diye düşünüyorum şu günlerde…

Zira sevmek veya değer vermek yetmeyebiliyor…

Sebebide şu ki; yakın arkadaşım ve sevgilimden yediğim darbe.

Aldatıldım! Hayatın en zor anında aldatılmanın şoku beni sarsıntıdan ziyade bunalıma soktu ancak çabuk toplarlandım.

Biz HIV pozitifler güçlü olmak zorundayız. Hayat bize ne verirse versin.

Şimdi hayatımda temizlik başlamış gibi.

Her riyakarı atıyorum hayatımdan.

Bu beni mutlu etmiyor belki ama en azından sahte insanlar hayatıma girmiyor…

Yine de mutluyum hatta eskisinden de mutluyum sebebini bilmiyorum ama artık hiç bir şeyi umursamıyorum…

Sanki huzurlu oluşum başka kaynaklara dayalı yorgunluğum beni benden alıp götürüyor!

Sonrasın da huzurla geri getiriyor!

Huzur dalgaları bunlar…

Artık şanslı hissediyorum kendimi…

Zira işime borçluyum bunu, çok yoğun çalışıp az düşünüyorum…

Bu da bana saçma düşüncelerden arınma fırsatı veriyor.

Aslında kendimi dinlemem gerek arada bunu biliyorum…

Bu sonbahar hepimiz için temizlenme ve huzur bulma mevsimi olsun…