HIV Pozitif Hayatın Günlüğü

Archive for the ‘Okan Aksu – Editör’ Category

Türkiye’nin En Çok Okunan Blogu: Pozitif Günlük

Pozitif Günlük Türkiye’nin En Çok Okunan Blogu Oldu

HIV/AIDS ile yaşayan insanların hayatlarını ve deneyimlerini paylaştıkları alanında ilk ve tek olan Pozitif Günlük 150.000 okuyucuya ulaşarak Türkiye’nin en çok okunan blogu oldu.

okan aksu

2011 yılından bu yana yayında olan ve HIV/AIDS ile yaşayan bireylerin hayatlarını, tecrübelerini anlattıkları Pozitif Günlük kısa sürede inanılmaz bir okuyucu kitlesine ulaştı. Yayına girdiği ilk aydan itibaren kamuoyunun dikkatini üzerine çeken Pozitif Günlük 150.000’in üzerinde okuyucuya ulaşmış oldu.

Konu ile ilgili olarak bilgi veren Pozitif Günlük editörü Okan Aksu Türkiye’de sosyal medya alanında blogların hak ettiği ilgiyi görmediğini belirtti. Sözlerine “Ancak Pozitif Günlük diğer bloglardan farklı olarak, kısa zamanda birçok insanın ilgisini çekti ve düzenli bir okuyucu kitlesine ulaştı. Türkiye’de blogların bu kadar çok okuyucuya ulaşması aslında beklenilen bir durum değil. Bu yüzden oldukça mutluyuz” şeklinde devam etti.

Proje sorumlusu Çiğdem Şimşek, amaçlarının HIV/AIDS ile yaşayan bireylere yönelik ayrımcılığı kırmak HIV pozitif bireylerin sağlıklı ve mutlu bir hayat sürebileceklerini herkese göstermiş oldu” dedi.

Blog yazarlarından Fatih Egelioğlu blogun insanlara HIV/AIDS ile ilgili olarak doğru bilgiler veren bir kaynak olduğunu söyledi. “Pozitif Günlük, hem HIV/AIDS ile yaşayan bireyler hem de toplumun tüm kesimleri için inanılmaz bir kaynak. “Doğru bilgi boşluğu”nu dolduran bir adres. Sosyal medyada yakaladığımız bu başarıdan dolayı çok mutluyuz” dedi.

Pozitif Günlük ile ilgili bilgi veren Okan Aksu, çalışmanın bundan sonra kitaplaşacağını aynı zamanda yeni yazarlar ile daha da zenginleşeceğini belirtti. 2011 yılında Turkcell Blog Ödülleri yarışmasında halk ve juri oylaması ile yılın en iyi kişisel blogu seçilen Pozitif Günlük, Pozitif Yaşam Derneği tarafından destekleniyor.

www.pozitifgunluk.com

1 Aralık Dünya AIDS Günü

Yarın 1 Aralık…

Dünya AIDS günü…

Bu özel günde her yıl olduğu gibi yine çeşitli etkilinlikler düzenlenecek, yürüyüşler gerçekleştirilecek, uzun konuşmaların ardından medyada birçok haber ile HIV/AIDS gündeme gelecek. Hatta bazı reyting peşinde koşan medya kuruluşları bilgisizce bu özel günü toplumda korku ve panik yaratmak için kullanacak, HIV pozitif bireyler “öcü” gibi gösterilecek. Aradan günler geçecek ve HIV/AIDS yeniden kamusal alanımızdan, zihinlerimizden ve gündemimizden uzaklaşacak. Ve yeniden başkalarının sorunu olarak kalacak…

“Eeee, ne olmuş ki?” diyebilirsiniz.

Sonuçta her yıl böyle olmuyor mu?

Bu noktada asıl sorun, HIV/AIDS gibi toplumsal bir konunun, yılın sadece tek bir gününde medyanın ve toplumun gündemine geliyor olması. Ancak yılda tek bir güne karşın, hepimizi her gün, her hafta ve her saat ilgilendiren bir konu: HIV/AIDS.

Eğer şu anda okumakta olduğunuz Pozitif Günlük tek bir başarı elde ettiyse o da HIV/AIDS’in ötekine ait bir durum olmadığını herkese gösterebiliyor olmasıdır. Yazarlarımız HIV/AIDS’in her yaştan, ırktan, cinsiyetten herkesi etkileyebileceğini gösterdi.

Bu konu aslında biraz bugün bana, yarın sana meselesi…

Toplumda şu anda en büyük sorun; inkar, etiketleme ve ayrımcılık üçgeni. Ve bu durum hala güçlü bir şekilde varolabiliyorsa HIV/AIDS kimse için çok uzak veya sadece ötekileri ilgilendiren bir konu olarak kalmayacaktır.

Peki nedir bu inkar, etiketleme ve ayrımcılık üçgeni?

İnkar; bilgi ve eğitim eksikliği nedeni ile enfekte olabileceklerini kabul etmemeleri,

Etiketleme; HIV pozitif bireylerin toplumda “olumsuz sıfatlar” ile etiketlenerek toplumdan dışlanmaları,

Ayrımcılık; HIV pozitif bireylerin toplumda doğrudan veya dolaylı bir şekilde ayrımcılığa uğramaları anlamına gelir.

Bu üçgen en sonunda toplumda HIV/AIDS ile yaşayan bireylere ve sonuçta HIV negatif bireylere zarar veriyor. İnsanlar sırf bu durum yüzünden test yaptırmaz tedavi olmaz ve HIV/AIDS’e karşı gerekli önlemleri almaz.

Yani kısacası HIV pozitif bireylere karşı geliştirilen önyargılar ve hak ihlalleri ile toplum aslında kendi bindiği dalı keser.

Bugün bu durum yüzünden dünyada milyonlarca HIV pozitif birey ayrımcılığa uğruyor, eğitim hakkı elinden alınıyor, kamusal alandan uzaklaştırılıyor, işten atılıyor ve yaşamsal bir önem arz eden tedaviye ulaşamıyor…

Liste uzun….

Bu yüzden, 1 Aralık Dünya AIDS Günü aslında sadece toplumda HIV pozitif bireylerin sorunlarını anlatmak veya HIV/AIDS’i bir gün olsun hatırlamak için değil aslında toplumda yaşayan herkesin mutluluğu için önemli.

Bu bağlamda 1 Aralık, aslında toplumdaki herkese “HIV/AIDS Hepimizi İlgilendirir” mesajını veriyor: seni, beni, ve herkesi…

Bu açıdan bu yıl bir değişiklik yapın ve önce kendinizden başlayın: HIV/AIDS ile ilgili önyargılarınızı kırın, bilgilenin ve HIV pozitif bireylerin haklarını savunun.

“Zaten benim etrafımda HIV pozitif kimse yok” diyerek tüm dünyada ve ülkemizde yaşanan sorunlara karşı gözlerinizi kapamayın.

Ve unutmayın, HIV/AIDS hepimizin sorunudur…

Merhaba

Merhaba sevgili okuyucular,

Uzun bir aradan sonra yeniden buradayız. Ve umuyoruz ki daha uzun bir süre yazılarımızla sizlerle olmaya devam edeceğiz.

Sizlere güzel bir haberimiz var. Aramıza yeni bir yazar katılıyor: Emir Arda’yı beğenerek okuyacağınızı umuyorum.

Sevgiler & Saygılar,

Twitter ile Bağlantıda Kalalım…

Sevgili okuyucularımız,

Pozitif Günlük ailesi olarak, gelişen teknoloji ile birlikte sizinle hayatın her anında birlikte olmak istiyoruz!

Bu yüzden yazarlarımızın bazıları sizlerle Twitter hesaplarını paylaşmaya karar verdi. Bu sayede severek okuduğunuz yazarlarımızı Twitter üzerinden takip edebilecek ve onlar ile bağlatıda kalabileceksiniz.

Yazarlarımızın Twitter hesapları;

Sevgi Yılmaz

Kiz_Kulesiii

Fatih Egelioğlu

FatihEgelioglu

Okan Aksu

Okan_Aksu

Merhaba Fatih

Sevgili okuyucular,

Artık yeni bir yazarımız daha var: Fatih Egelioğlu.

Kendisinin ilginç hikayesini beğenerek okuyacağınızdan eminim. Onun hikayesinde birçoğumuzun kendimizden bir şeyler bulacağını biliyorum.

Bu vesile ile sevgili Fatih’e de “hoş geldin” demek isterim.

İyi okumalar,

Okan Aksu – Editör

İnsana Dönmek…

Turkcell’in blog ödülleri yarışmasını kazandıktan sonra sürekli olarak tebrik mesajları aldık. Ancak bu yarışmada aldığımız derece bana bir soru sordurdu.

Bu blog neden önemli?

Türkiye’de bir gelenek vardır. İnsanlar sağlık sorunlarından ne olduğuna bağlı ya hiç bahsetmezler, ya da daha çok destek göreceklerini bildikleri için herkese anlatırlar. Örneğin; insanlar kanser olduğunda çevresinden daha fazla ilgi görürler. Ancak bir kişi HIV ile enfekte ise potansiyel “tehlike” olarak algılanırlar. HIV pozitif kişiler sanki bir suç işlemişler gibi korkarlar bunu gündeme getirmeye. Sorunun derecesi artıkça insanlar konuyu kişisel bir sır gibi saklarlar.

HIV pozitif insanların bu virüsün “sicili kötü” olduğu için, üzerine birçok önyargı inşa edildiği için susmaları normal karşılanabilir.

Ancak ne kadar insani bir ihtiyaçtır konuşmak. Ne kadar rahatlatan bir şeydir sorunlarımızı paylaşmak.

Aslında HIV konusunu konuşmak ne kadar önemli biliyor musunuz? Önyargılarımızdan kurtulmamız için ve de aslında birbirimize yardımcı olmamız için.

Bu blog her şeyden önce bunu başardı. İnsani konuları tartışabilmemiz için bir fırsat yarattı. Sorunlarımızdan kendimizi soyutlayan bireyler olmamızdan kurtardı bizi. Yeniden insan olmaya dönmemizi sağladı.

Susarak ve başlarımızı ilgilenmediğimizi belirten bir şekilde çevirdiğimiz konuların yine bize, insana ait olduğunu hatırlattı.

Bu blog insana dönmemize neden oldu.

Geldiğimiz yere…

Okan Aksu

1 Aralık Dünya AIDS Günü için sokaktaydık…

“Erken Tanı Hayat Kurtarır! Korku Değil, Bilmek Seni Yaşatır!”

Pozitif Yaşam Derneği, birçok kurum ve kuruluşun desteği ile gerçekleştirilen 1 Aralık Dünya AIDS günü kapsamında, İstanbul ve Türkiye’nin birçok ilinde çeşitli etkinlikler düzenlendi.

HIV’in ilk kez 1 Aralık 1981’de tanımlanması nedeniyle tüm dünyada ve Türkiye’de çeşitli etkinlikler düzenlendi. Yapılan etkinliklerde HIV/AIDS konusunda bilgilenme ve ayrımcılık konusunda mesajlar verildi.

Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG), Habitat Kalkınma ve Yönetişim Derneği, Uluslararası Türk Tıp Öğrencileri Birliği (TurkMISC), Ulusal Gençlik Parlamentosu ve 82 kuruluşun desteği ile başta İstanbul olmak üzere, İzmir, Ankara ve Türkiye genelinde etkinlikler düzenlendi.

 “HIV ile Yaşamak Mümkün”

Pozitif Yaşam Derneği, bu yıl 82 kurum ve kuruluşun desteği ile İstanbul, İzmir ve Ankara başta olmak üzere 72 yerelde 1 Aralık Dünya AIDS günü çerçevesinde çeşitli etkinlikler düzenledi. Birbirinden etkileyici görüntülere sahne olan etkinliklere vatandaşların ilgisi de yoğun oldu.

Bu yıl “Erken Tanı Hayat Kurtarır! Korku Değil, Bilmek Seni Yaşatır!” sloganı ile hayata geçen etkinliklerde,  düzenli test yaptırmanın önemi vurgulandı. Taksim’de gerçekleştirilen yürüyüş öncesi konuşan Pozitif Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nejat Ünlü, erken tanının önemine dikkat çekerek, “Toplumun her kesimine HIV ve AIDS konusunda duyarlı olmaları çağrısında bulunuyoruz. HIV’in yayılmasının önlenmesi için insanların düzenli test yaptırmaları ve tedaviye erişmeleri çok önemli. Erken tanı ve tedavi sayesinde artık HIV ile yaşamak mümkün” dedi.

Artık 1 Aralık Daha Farklı

Taksim’de gerçekleşen etkinlik çerçevesinde konuşan Prof. Dr. Fehmi Tabak ise tanımlandığı ilk dönemlerde insanlar arasında korku ve paniğe neden olan HIV/AIDS’in artık günümüzde tedavisinin mümkün olduğunun altını çizerek, sözlerine devam etti. Tabak İlk tanının konduğu günden bugüne kadar, otuz yıl boyunca, HIV/AIDS bilimsel gelişmelerle kontrol altına alınabilir noktaya gelirken, yaratılan önyargı ve korkularla mücadele etmek çok daha zor ilerlemiştir. Tedaviye erişimi olan HIV pozitifler sağlıklı ve kaliteli bir şekilde günlük yaşantılarına, eğitim görme ve çalışma hayatlarına devam edebilmekte, evlenebilmekte ve gerekli önlemlerle çocuk sahibi olabilmektedirler. Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu bölgede, yeni vaka sayılarında ciddi oranda artış olduğu gözlenmekte ve bu ülkemize de yansımaktadır. HIV’e karşı olumsuz tutum içinde olan ülkelerde HIV ve AIDS; bilgisizlik, ayrımcılık ve damgalama nedeniyle hızla yayılmaya devam etmektedir” dedi.

Yapılan konuşmaların ve “Bize İyi Kalbin Gerek” fotoğraf serisinin ardından düzenlenen yürüyüş, renkli karelere sahne oldu. Sambistanbul ritim grubu eşliğinde düzenlenen kortej halindeki yürüyüşün ardından birbirlerine sarılan vatandaşlar büyük bir “HIV Yumağı” oluşturdular.

Boğaz Köprüsü Kırmızı

 Gündüz gerçekleştirilen etkinlikten sonra 1 Aralık akşamı 19.00 – 21.00 saatleri arasında iki kıtayı bağlayan İstanbul Boğaz Köprüsü, HIV ve AIDS’e dikkatleri çekmek amacıyla kırmızı renkle ışıklandırıldı.

Kitap Dağıtımı: AF

1 Aralık Dünya AIDS günü etkinliğinde Yazar Zafer Başoğul’un geçtiğimiz aylarda yayınlanan ve arka kapağında yer alan prezervatifle dikkatleri üzerine çeken AF isimli kitabı dağıtıldı. Teması aşk olan kitap, aynı zamanda Türkiye ve Dünya’da HIV pozitif ve AIDS’e de dikkat çekiyor. Başoğul, kapaktaki prezervatifin bir promosyon malzemesi olmadığı, bir simge olduğunun da altını çiziyor.

Pozitif Yaşam Derneği